• Başımızın Tacı Beyin

    beyin

    Kendimi bildim bileli hayat felsefesi olarak benimsediğim bir sözüm vardır; ‘’her insan kendinin dostu olmalı. Ben de kendimin dostuyum.”

    Zaman içinde  bu ilkem beni kendimi  merak etmeye  taşıdı. En temelde merak ettiğim şey ise beynimin sınırları ve  nasıl çalıştığıydı.  O yıllarda  bu konuya odaklı ulaştığım  yayınlar, hafıza teknikleri konulu kitaplar ve Tonny Buzan isminden ibaretti. Kişisel gelişim yolculuğumun ilerleyen yıllarında ise  beyin ile ilgili önüme çıkan pek çok şeyi okumaya, anlamaya çalışırken aslında tam olarak hedefim insanı anlamaya döndü. Bu kapsamda şimdiye kadar edindiğim ve sentezlediğim bilgi ve deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Siz de ‘’başımızın tacı beyni’’ merak ediyorsanız buyrun okumaya devam edin.

    İlk yazımız olarak en temel ve hayati bilgiyle başlıyorum. Beynimizin birbirinden  farklı özellikleri olan 3 farklı fiziki yapıdan oluştuğunu biliyor muydunuz? İşte bu yapılara gelin birlikte bakalım;

    1.SÜRÜNGEN BEYİN (RETİKÜLER BEYİN) ;100 milyon yıldır bizimle. Hayvanlarla da ortak alandır. Görevi varlığımızı korumak, güvenliğini sağlamaktır. Bu nedenle de ben ve tehlike sinyali odaklıdır; hızlı ve otomatik ve tepkiler verir. Ör. Korktuğumuzda Donup kalma, dövüşme, gizlenme ; elimiz ütüye değdiğinde otomatik çekme, ayyy gibi bir ses vermek gibi… Sürüngen beyin devreye girdiğinde kontrolü ele alır ve bizi yönetir. Bu durum bazen bizi korurken bazen de zarar vericidir. depremde panikle üst kattan  dışarı atlamak, trafikte kızgınlıkla levyesiyle üzerinize yürüyen  gibi…

    2) DUYGUSAL BEYİN (LİMBİK SİSTEM) ; Yaklaşık 50 milyon yıldır bizimledir. Memelilerde de bulunmakta olup, bu durum evcil hayvanlarla dostluğumuzun temelidir.  Sürüngen beyin ile uzun süredir birlikte çalışıyor olmalarının sonucu olarak sıkı işbirliği içindedirler.

    Yaşanan anı geçmişle ilişkenlendirerek, geçmişte yaşanan deneyimleri şimdiye yansıtır. Yani geçmişi  şimdide ve aynen yaşamamızı sağlar. Ör. Geçmişden bir anı hatırladığında tıpkı o andayız gibi duygular yaşadığımız  gibi…

    Özelliklerinden biri de herşeyin aynı kalmasıdır. Bu yüzden aynılık beyni de denir. Başka deyişle içimizde alışkanlık arzusu oluşturur. Çocukluk oyuncağıyla uyuyan insanlar, aynı restoranın hep aynı menüsünü yiyen müşteriler gibi… Buna bağlı olarak değişime korkusu ve direnci vardır. Bu aslında bilinmezliğin korkusudur.

    Şimdiye odaklıdır; bu an’ın arzu ve alışkanlıklarını esas alır. Bu nedenle de diyetlere başlar ve cazip bir yiyecekle yarım bırakır gibi…

    Anlamlı seslere dayalı bir iletişim sistemiyle de ilişkilidir. Bir kedinin miyavından sahibinin ne demek istediğini anlaması, siren sesine gösterdiğimiz ilgi gibi…

    Temel özelliklerinden biri de, evet/hayır, doğru/yanlış, bu/şu  gibi sınırlı seçenekler arasında kalmasıdır. Ya siyahtır, ya beyaz, arası yoktur. Çocuğu eve geç kalan annenin, kesin başına kötü bir şey geldi diyerek endişe içinde beklemesi gibi…

    Biz odaklıdır. Aile, mahalle, arkadaş, memleketlilik, takımdaşlık  gibi…

    3. GÖRSEL / DÜŞÜNSEL BEYİN (NEO KORTEKS); Henüz 2 milyon yıldır bizimledir. 16 trilyon (bir benzetmeyle ifade edecek olursak, evrende görülebilen tüm yıldızlardan daha fazla)  sinirsel bağlantı noktasına sahiptir. Hızlı işlem gücüyle de duygusal beyinden 1.000 kat esnektir. Bu ise adeta bir tasarım atölyesi gibi bireyi gelecek görüntüsü oluşturmaya yani görsel mantık zenginliğine çıkarır. Sürekli kıyaslama-eleme yöntemiyle  en ideal ve uygun görüntüye ulaşana kadar çalışarak, insanın geleceğine hizmet eder.

    Sınırsız canlandırma, prova imkanı  ile zihninizde istediğiniz gerçekliği yaratmanın gücüne taşır. Görsel beynin temel düsturu herşey önce zihinde başlar, oluşur ve gelişir. Bu kapsamda, uzun yıllardır, zihinsel antreman olarak  başta tenis olmak üzere sporda kullanıldığı bilinmektedir.

    Şimdi, bu bilgilerle birlikte; sizi, günlük yaşamınızı, kendinizi, çevrenizi gözlemlemeye davet ediyorum. Her bir beyin sistemiyle yaptıklarımızı kolaylıkla tesbit edebilirsiniz.

    Bu üç beyin sisteminin biri diğerinden daha iyidir gibi bir durum yoktur. Üç beyin sistemi uyum içinde olduğunda şimdi ve gelecek kazanılır. Hepimiz her ne yapıyorsak şimdi ve gelecek için yapıyoruz. O zaman işe, başımızın tacı beynimizi daha fazla tanımak’ la başlamaya ne dersiniz?

    Görsel beyin için bir çalışma;
    En sevdiğiniz yemek nedir? Şimdi o yemekle ilgili bir görsel beyin turuna varmısınız ? Bu turu istediğiniz kadar detayda tasarlayıp, dilerseniz bir şölene de dönüştürebilirsiniz. Seçtiğiniz yemeğin tüm malzemelerini seçin, hazırlanışını görün, mutfaktaki sesleri duyun, pişmesini, servise sunuluşunu ve önünüze gelişini görün. Kokusunu, tabağın ısısını  hissedin.  Şimdi ilk tadımınızı yapın lütfen. Damağınızda kalan tada yoğunlaşın. Ve bu yemeğe ilişkin zihninizde bir fotoğraf karesi oluşturun. Bu fotoğraf karesinin her bir detayını istediğiniz gibi değiştirip oynayın lütfen. Bu sırada görsel beyninizin size sunduğu her bir tasarım alternatifini farkedin.
    Sizi en sevdiğiniz yemeği tam istediğiniz gibi sunan görsel beyninizle başbaşa bırakıyorum.
    Hoşçakalın.

    Çakır Dilek YunarFacebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather
    Facebooktwittergoogle_pluslinkedinrssyoutubeby feather

Bu makaleye yorum yapabilirsiniz

Cancel reply